Fark Faktörü

Henüz “eğitim sistemi” diye bir şeyin var olmadığı zamanlar çok uzak sayılmaz. Konuya ilgisi olanlar bilecektir; bu gün adına eğitim sistemi dediğimiz şey, sanayi devriminden sonra oluşan iş gücü ihtiyacı doğrultusunda şekillenmiş ancak değişen dünyaya rağmen fazla bir mantalite farkı yaşamamıştır. Elbette günün şartlarında değerlendirdiğimizde; üretim için sadece mühendislerin ve kas gücünün gerektiği, pazarın son derece…

Altın Yumurtlayan Kazlar

Bilindiği üzre, ekonomi ve işletme gibi farklı disiplinlerin tanımlarına göre üretim faktörlerini “Emek“, “Sermaye“, “Girişim” “Girişimci“, “Teknoloji” ve “Doğal Kaynaklar” oluşturmaktadır. Hala kullanılmakta olan bu tanımların hepsinde yeralan “Emek” faktörüne dayanarak, insansız üretim yapmanın bu güne değin mümkün olmadığı sonucuna varılabilir. Söz konusu tanımların günümüz şartlarında değiştiğine ve değişimin sürdüğüne yürekten inananlardanım. Fakat fikrimce değişmeyecek tek şey,…

Çağrı Merkezi Köleleri ve Korku Kültürü

Geçtiğimiz günlerde, Türkiye’nin önde gelen bankalarından YakBank’ın Maslak’taki çağrı merkezinde (ÇM) operatör olarak çalışan ve aniden ağır rahatsızlanan bir arkadaşımı hastaneye götürmem gerekti. Tedavisi için hastane hastane dolaşırken yaşadıklarım gerçekten akıllara durgunluk veren türdendi. Hastanelerin rezilliğinden bahsedeceğimi sandığınızı tahmin eder gibiyim. Haklısınız, gerçekten devlet hastanelerindeki ilgisizlik ve bazı özel hastanelerdeki ticari yaklaşım insanı şaşkına çeviriyor.…

Ne Söylediğinle Değil, Kim Olduğunla İlgileniyorum!

Sanıyorum hızından ve görece güvenilirliğinden kaynaklanıyor olsa gerek; önemli bir kısmımızın haber alma tercihini klasik medya dışında kaynaklardan yana kullandığı yeni bir dönemdeyiz. Ben, henüz yeni yaşanan sel felaketinde, Basın Ekspres yolunun dereye dönüştüğünü, merkezleri İstanbul’da bulunan ulusal kanallardan önce, otomobilinde mahsur kalan bir vatandaştan, Twitter yoluyla öğrendim. Bandırma’nın göle dönüştüğünü ise yerel kanallardan bile önce,…

Doğru Cevaplar İçin Doğru Sorular Sorun

Geçtiğimiz gün Dr. David J. Lieberman’ın “Aklındakini Okuyabilirim! || You Can Read Anyone” isimli kitabını okudum. Benim zevkime pek hitap etmeyen bir tür olmasına karşın öylesine iddialı bir arka kapak metni vardı ki satınalmadan edemedim. Fakat yarattığı hayalkırıklığı da iddiası kadar büyük oldu. Her ne kadar kitap beklentimi karşılamamış olsa da, doğru cevap alabilmek için…

Hayalinizdeki İşi Alabilirsiniz!

Bir çok insan için iş sahibi olamamak hayli stressli bir durumdur. Endişeye kapılır, kendi değerlerinden şüphe duyar ve ne yapacaklarını bilemezler. Bazen de panik içerisinde şirketleri özgeçmiş yağmuruna tutarlar. Ancak bu düşük riskli ve geri dönüş ihtimali düşük bir kumardır. İş ararken yapmanız gereken ilk şey, herhangi bir nedenle size hitap ettiğini düşündüğünüz, çabalarınızı üzerinde…

Bu Böyle Gitmez!

Hangi çalışan sabah erkenden sıcak yatağını terketmekten ya da akşam trafiğinde saatlerini yitirmekten keyif alır ki? Peki ya işverenler? Onlar da aynı eziyeti çekmenin yanı sıra yol masrafı, öğle yemeği ve ofis masrafları gibi gider kalemlerini memnuniyetle mi karşılar? Bu böyle gitmez… Gidemez… Gitmemeli de… İnsanoğlu yerleşik hayata geçerken tarım yapabilmek için sulak alanları seçmişti.…