
Öğrenciler
Henüz “eğitim sistemi” diye bir şeyin var olmadığı zamanlar çok uzak sayılmaz. Konuya ilgisi olanlar bilecektir; bu gün adına eğitim sistemi dediğimiz şey, sanayi devriminden sonra oluşan iş gücü ihtiyacı doğrultusunda şekillenmiş ancak değişen dünyaya rağmen fazla bir mantalite farkı yaşamamıştır.
Elbette günün şartlarında değerlendirdiğimizde; üretim için sadece mühendislerin ve kas gücünün gerektiği, pazarın son derece aç olduğu, ürettiğiniz her şeyin satıldığı bir dünyada -doğru değildiyse bile- böylesi bir sistemin ihtiyacı karşılaması mümkün.
devamını oku…
Tags: Baskı, Çalışan, Değişim, Dönüşüm, Eğitim Sistemi, Eleştiri, Gerilim, Henry Ford, İnsan Kaynakları, Kaygı, Korku, Marka, Memnuniyet, Modell T, Öğrenci, Sanayi Devrimi, Stress, Ürün, Vaad, Yaratıcılık
Ürün’ün kolayca kopyalanabildiği günümüzde organizasyonlar ve İnsan Kaynakları (İK) önemini gittikçe arttırıyor. Bu konuda ahkam kesebilecek otorite niteliğinde biri olmamakla birlikte; bir kaç çok uluslu şirket dışında Türkiye’de faaliyet gösteren şirketlerin İK yönetimini başarıyla gerçekleştirildiğini düşünmüyorum.
Özellikle yerli şirketler bu konuda çok başarısız. Hala İK departmanının sadece işe alımları ve kriz zamanlarında topluca işten çıkarmaları yapmaktan sorumlu görüldüğü ve İK yönetiminin bundan ibaret sanıldığı kanaatindeyim.

Bir çoğu farkında olmasa da bu işveren açısından büyük bir olumsuzluk. Üstelik daha vahimi, hiç kabahati olmadığı halde iş gören açısından daha büyük bir olumsuzluk. Sanırım iş görenler bir kaynak olarak kendilerini yönetmek durumunda (!) ve uzunca bir süre daha öyle kalacak.
Kariyerinizi yetenekleriniz ve yetkinlikleriniz paralelinde planlamak ve doğru yerde olmak üzerine büyük ders aldığım bir öyküyü sizlerle de paylaşmak istiyorum.
devamını oku…
Tags: Düşünce, Eleştiri, Fikir, Hayata Dair, İK, İnsan Kaynakları, İş Dünyası, İş Yaşamı, Kariyer, Kariyer Planı, Öykü, Planlama, Yönetim
Sosyal Ağlar