Bu Böyle Gitmez!
Hangi çalışan sabah erkenden sıcak yatağını terketmekten ya da akşam trafiğinde saatlerini yitirmekten keyif alır ki?
Peki ya işverenler? Onlar da aynı eziyeti çekmenin yanı sıra yol masrafı, öğle yemeği ve ofis masrafları gibi gider kalemlerini memnuniyetle mi karşılar?
Bu böyle gitmez… Gidemez… Gitmemeli de…

Yerleşik hayatın ilk görüldüğü yerlerden biri Nil Nehri Deltasıdır.
İnsanoğlu yerleşik hayata geçerken tarım yapabilmek için sulak alanları seçmişti. O günden beri hammaddeden ürüne uzanan süreç daima tek bir lokasyonda gerçekleşti. Dolayısıyla tüm paydaşlar hep yakın konumlandı.
Sanayi devrimi sonrasında, işlenmiş ürünlerin hazırlanacağı fabrikalar, mahsulün toplandığı yerlere yakın kuruldu. İşçiler, işi yakınlarda aradı; işverenler, işçiyi yakınlardan buldu veya işçiler evlerini fabrikaya yakın inşaa etti…
İlerleyen zamanlarda benzer mantıkla keresteciler sitesi, manifaturacılar çarşısı gibi alanlar oluşturuldu (Aggregation). Öyle ki; kuyumculuk gibi birarada olunmasının olumlu bir anlam ifade etmediği sektörlerde bile bu trend etkisini gösterdi.
Lojistik yakın zamana kadar ticaretin en önemli sorunlarından biriydi ve sadece iş yapış biçimlerine değil, yaşam biçimlerine de ciddi anlamda etki ediyordu. Oysa insan (bazen unutsa da!) çalışmak için yaşamıyor, yaşamak için çalışıyordu. Öyleyse yaşam biçimleri, iş yapış biçimlerine göre düzenlenmemeli; iş yapış biçimleri, yaşam biçimlerine göre şekillenmeliydi.




Sosyal Ağlar