arşiv

‘İş Dünyası’ kategorisi için arşiv

Bu Böyle Gitmez!

Pazartesi, 03 Ağu 2009 10 yorum

Hangi çalışan sabah erkenden sıcak yatağını terketmekten ya da akşam trafiğinde saatlerini yitirmekten keyif alır ki?

Peki ya işverenler? Onlar da aynı eziyeti çekmenin yanı sıra yol masrafı, öğle yemeği ve ofis masrafları gibi gider kalemlerini memnuniyetle mi karşılar?

Bu böyle gitmez… Gidemez… Gitmemeli de…

Mısır Medeniyeti

Yerleşik hayatın ilk görüldüğü yerlerden biri Nil Nehri Deltasıdır.

İnsanoğlu yerleşik hayata geçerken tarım yapabilmek için sulak alanları seçmişti. O günden beri hammaddeden ürüne uzanan süreç daima tek bir lokasyonda gerçekleşti. Dolayısıyla tüm paydaşlar hep yakın konumlandı.

Sanayi devrimi sonrasında, işlenmiş ürünlerin hazırlanacağı fabrikalar, mahsulün toplandığı yerlere yakın kuruldu. İşçiler, işi yakınlarda aradı; işverenler, işçiyi yakınlardan buldu veya işçiler evlerini fabrikaya yakın inşaa etti…

İlerleyen zamanlarda benzer mantıkla keresteciler sitesi, manifaturacılar çarşısı gibi alanlar oluşturuldu (Aggregation). Öyle ki; kuyumculuk gibi birarada olunmasının olumlu bir anlam ifade etmediği sektörlerde bile bu trend etkisini gösterdi.

Lojistik yakın zamana kadar ticaretin en önemli sorunlarından biriydi ve sadece iş yapış biçimlerine değil, yaşam biçimlerine de ciddi anlamda etki ediyordu. Oysa insan (bazen unutsa da!) çalışmak için yaşamıyor, yaşamak için çalışıyordu. Öyleyse yaşam biçimleri, iş yapış biçimlerine göre düzenlenmemeli; iş yapış biçimleri, yaşam biçimlerine göre şekillenmeliydi.

devamını oku…

Yönetici Tipleri: Liderler ve İdareciler

Cuma, 24 Tem 2009 2 yorum

Her zaman Türkiye’nin iyi idareciler yetiştirmek için uygun bir coğrafya olduğunu düşünmüşümdür. Öyle ki: pazarlamasını başarabilsek en çok talep gören ihraç ürünümüz olabilirler.

Ülkemizin kozmopolit yapısı, insanımızın girişkenliği, hızlı karar alma yeteneği, pratik zekası ve sayısız ekonomik krizle yoğrulmuşluğu düşünüldüğünde; diğer milletlerden yöneticilere üstün gelecekleri düşünülebilir. Fakat bu kadarı iyi bir yönetici olmak için yetmez!

Bütün yöneticilerin lider olması gerekir ancak çoğu sadece idarecidir.
Philip Kotler

Vaktinin çoğunu bütçeler, organizasyon çizelgeleri ve masraflar ayıran kişi idarecidir. Lider ise rakamları incelemeye gereğinden fazla vakit ayırmaz. Vaktinin çoğunu insanlarla geçirir. Şirketin içinden çok dışına odaklanarak fırsatlar araştırır ve mutlaka vizyon sahibidir.

devamını oku…

Akıllı Bir Strateji Olarak Vazgeçme

Salı, 02 Haz 2009 5 yorum

Benim en çok etkilendiğim yerdi Seth Godin‘in Dip kitabında yer alan 58. sayfadaki Dough’un hikayesi. “Dip’e Vurduğunuzda Zirveden Başka Gidecek Yeriniz Kalmaz!” başlıklı yazımda da bahsetmiştim, kariyerime önemli ölçüde ışık tutacaktır Godin’in bu büyük tüyosu. Size de faydası dokunması dileğiyle…

Seth Godin

Seth Godin

Dough henüz yeni bir terfi daha aldı. Indiana’da bir yazılım firmasında çalışıyor ve geçen 14 yıl boyunca bu firmada çok çeşitli görevlerde çalıştı. İlk 7 ya da 8 yıl boyunca Dough iş geliştirme ve satışta çalıştı. Bir müddet için Microsoft ile sözleşmesi vardı ve her 6 haftada bir ya da o civarlarda Washington, Redmond’a uçtu. Bu ailesi için zordu ancak o gerçekten işine odaklanmıştı ve gerçekten de işinde iyiydi.

İli yıl önce Dough büyük bir terfi aldı. Çalıştığı bölgenin tüm sorumluluğu, tam 150 kişi onun yetkisine verildi. Bu bölge firmanın ikinci büyük koluydu. Dough iştahla işe atladı. Yolculuklarda eskisinden daha fazla vakit harcamaya başlamasının yanı sıra iç yönetim meselelerini yürütmede oldukça iyi iş çıkarttı.

Bir ay önce, bir takım iyi nedenlerden ötürü, Dough yatay bir terfi daha aldı. Aynı düzeyde ama kendisine rapor verecek olan yeni bir grup analist var. Şimdi artık stratejik ortaklık konusunda yetkilendirildi. Etrafında kendisine saygı duyuluyor, öncesinde neredeyse her işi yapmıştı ve şimdi çok da para kazanıyor.

Ona “Burada uzun bir zaman geçirmişsin dostum” dediğinizi hayal edin.

Dough şöyle cevap verecektir: “Evet, 14 yıldır buradayım ama 7 farklı görevde bulundum. Buraya geldiğimde iş daha yeni kurulmuştu ama şimdi Cisco’nun bir koluyuz. Şimdi daha başka güçlüklerle karşılaşıyorum ama değişim oldukça güzel…”

devamını oku…

Can İkinci ile Starbucks Coffee Üzerine…

Cuma, 29 May 2009 yorum yok

Starbucks Coffee‘nin Türkiye lisansörü (Shaya Holding girişimi) Shaya Kahve A.Ş.’de 2006′dan bu yana genel müdürlük görevini sürdüren Can İkinci, geçtiğimiz aylarda Bilgi Üniversitesi’nde konuğumuz olmuştu. Kendisiyle Starbucks Coffee‘nin vizyonu, misyonu ve Türkiye operasyonları hakkında söyleştik.

canikinci

Can İkinci

Her fırsatta Starbucks Coffee’nin kahve kültürünün yanı sıra, çalışma ve hizmet kültürü ile de kendisini çok etkilediğini belirten İkinci, Starbucks Coffee’nin büyürken küçük kalmayı başarabilen ender firma ve markalardan biri olmayı başardığını söylüyor ve anlatıyor:

Starbucks 1971′de kurulduğunda, Seattle’da kahve makinaları ile bunlarda kullanılan paket kahveleri satan küçük bir mağazaymış. Bu gün bildiğimiz Starbucks’ın yaratıcısı ve şu anda CEO’su olan Howard Schultz, 1983′te Starbucks ile tanışmış.

Schultz o zamanlar başka bir şirkette satış temsilcisiymiş. Bu küçük mağazanın ulaştığı yüksek satış rakamları ilgisini çekince Starbucks yetkilileriyle tanışmak için Seattle’a gitmiş. Kapıdan içeri girip kahvenin kokusunu bir kez aldığı anda bunun hayatının işi olduğunu anlamış ve Starbucks’ta çalışmaya karar vermiş. Ancak bir yıl çabaladıktan sonra orada kendini işe kabul ettirebilmiş. Ailesi ve arkadaşları bu girişime başından beri karşı çıkmış ve niçin parlak kariyerini bırakıp küçük bir mağazada satış temsilcisi olarak çalışmak istediğini anlamamış.

devamını oku…