Benetton reklamlarıyla tüm dünyanın tanıdığı, italyan asıllı sansasyonel fotoğrafçı Oliviero Toscani‘nin 1996′da yayımlanan kitabı: “Reklam Bize Sırıtan Bir Leştir“.

Oliviero Toscani
Toscani, kitap boyunca reklamı bir insanlık suçu addediyor ve yargılanması gerektiğini savunuyor. Gerekçelerini ise ikinci bölümün girişinde ve büyük harflerle şöyle sıralıyor:
- Dev boyutlu paraları boşa harcama suçu
- Toplumsal yararsızlık suçu
- Yalancılık suçu
- Akla karşı işlenmiş suç
- Çaktırmadan inandırma suçu
- Saçma ve boş şeylere tapındırma suçu
- Dışlama ve ırkçılık suçu
- Sivil barışa karşı işlenen suç
- Dile karşı işlenen suç
- Yaratıcılığa karşı işlenen suç
- Yağma Suçu
devamını oku…
Tags: Alternatif, Benetton, Eleştiri, Fotoğrafçılık, İnceleme, Kitap, Mavi Jeans, Oliviero Toscani, Reklam, Reklam Fotoğrafçısı, Toscani

Öğrenciler
Henüz “eğitim sistemi” diye bir şeyin var olmadığı zamanlar çok uzak sayılmaz. Konuya ilgisi olanlar bilecektir; bu gün adına eğitim sistemi dediğimiz şey, sanayi devriminden sonra oluşan iş gücü ihtiyacı doğrultusunda şekillenmiş ancak değişen dünyaya rağmen fazla bir mantalite farkı yaşamamıştır.
Elbette günün şartlarında değerlendirdiğimizde; üretim için sadece mühendislerin ve kas gücünün gerektiği, pazarın son derece aç olduğu, ürettiğiniz her şeyin satıldığı bir dünyada -doğru değildiyse bile- böylesi bir sistemin ihtiyacı karşılaması mümkün.
devamını oku…
Tags: Baskı, Çalışan, Değişim, Dönüşüm, Eğitim Sistemi, Eleştiri, Gerilim, Henry Ford, İnsan Kaynakları, Kaygı, Korku, Marka, Memnuniyet, Modell T, Öğrenci, Sanayi Devrimi, Stress, Ürün, Vaad, Yaratıcılık
Geçtiğimiz gün Dr. David J. Lieberman’ın “Aklındakini Okuyabilirim! || You Can Read Anyone” isimli kitabını okudum.
Benim zevkime pek hitap etmeyen bir tür olmasına karşın öylesine iddialı bir arka kapak metni vardı ki satınalmadan edemedim. Fakat yarattığı hayalkırıklığı da iddiası kadar büyük oldu.
Her ne kadar kitap beklentimi karşılamamış olsa da, doğru cevap alabilmek için doğru soru sormanın gerekliliğini bir kez daha hatırlamama yardımcı oldu.
Bilirsiniz, pazar araştırmaları yapılırken de göz ardı edilmemesi gereken en önemli konu, katılımcılardan doğru bilgi alabilmek için doğru soru sormaktır. Bu sebeple, Lieberman’ın okurlarına yönelttiği sorulardan bir tanesini ben de sizlerle paylaşmak istiyorum. Umarım benim kadar beğenirsiniz…

Bir yolcu, yol üzerinde iki farklı köye uzanan bir yol ayrımına gelir. Bir köyde, insanlar daima yalan söylemektedir; diğer köyde ise insanlar daima doğruyu söylemektedir. Yolcu, herkesin daima doğruyu söylediği köyde bir iş yapmak zorundadır. Köylerden birinde yaşayan bir adam, çatalın ortasında durmaktadır ama hangi köyde yaşadığına dair bir işaret yoktur. Yolcu adama yaklaşır ve tek bir sorur sorar. Adamın cevabında, hangi yolu izleyeceğini bilir. Yolcu ne sormuş olabilir ?
devamını oku…
Tags: Aklındakini Okuyabilirim!, Alıntı, Cevap, David Lieberman, Doğru, Doğru Cevaplar Almak, Doğru Sorular Sormak, Dr. David J. Lieberman, Eleştiri, Kitap, Pazar Araştırması, Soru, Soru - Cevap, Yalan, You Can Read Anyone
Henüz en başında söylemeliyim: Bu başlıkta ifade edeceklerimin hepsinin kendi düşüncelerim olduğu iddiasında bulunmuyorum. İşletme ve pazarlama alanındaki kimi büyük düşünürlerden doğrudan alıntı yapılmış veya söz konusu kişiler buradaki düşünceleri doğrudan etkilemiş olabilir. Onların fikirlerini okuyarak, konferanslarına katılarak ve onlarla sohbet ederek sindirdim, özümsedim…
Bir süredir üzerine düşünmekteydim: Hemen her kategorinin zihinlerde lider markası (Coca-Cola, Vivident, Efes Pilsen…) ve en az bir tane de zorlu rakibi (Pepsi, First, Tuborg…) var. Fakat az olsa da bu durumun istisnası da var. Nedense bazı kategorilerde gerçekten fark ve marka yaratabilmiş şirketler yok. Söz gelimi soket çorap kategorisi bunlardan biri…

devamını oku…
Sosyal Ağlar