arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘Sosyal Sorumluluk’

Ne Söylediğinle Değil, Kim Olduğunla İlgileniyorum!

Cuma, 11 Eyl 2009 15 yorum

Sanıyorum hızından ve görece güvenilirliğinden kaynaklanıyor olsa gerek; önemli bir kısmımızın haber alma tercihini klasik medya dışında kaynaklardan yana kullandığı yeni bir dönemdeyiz.

cpufBen, henüz yeni yaşanan sel felaketinde, Basın Ekspres yolunun dereye dönüştüğünü, merkezleri İstanbul’da bulunan ulusal kanallardan önce, otomobilinde mahsur kalan bir vatandaştan, Twitter yoluyla öğrendim. Bandırma’nın göle dönüştüğünü ise yerel kanallardan bile önce, altıncı kattaki evinde mahsur kalan bir gencin telefon kamerasından Facebook aracılığıyla gördüm.

Bu yeni haber alma biçimi, medya tekelinin büyük ölçüde kırıldığı anlamına geliyor. Dolayısıyla bu durum, pazarlama iletişimi faaliyetlerinde klasik mecraları hala ana mecra olarak kullananların bir kez daha düşünmesi gerekliliğini doğuruyor. Fakat bu dolaylı sonuç, ayrı bir yazının konusu. Bu yazıda değinmek istediğim başka bir konu var.

devamını oku…

Can İkinci ile Starbucks Coffee Üzerine…

Cuma, 29 May 2009 yorum yok

Starbucks Coffee‘nin Türkiye lisansörü (Shaya Holding girişimi) Shaya Kahve A.Ş.’de 2006′dan bu yana genel müdürlük görevini sürdüren Can İkinci, geçtiğimiz aylarda Bilgi Üniversitesi’nde konuğumuz olmuştu. Kendisiyle Starbucks Coffee‘nin vizyonu, misyonu ve Türkiye operasyonları hakkında söyleştik.

canikinci

Can İkinci

Her fırsatta Starbucks Coffee’nin kahve kültürünün yanı sıra, çalışma ve hizmet kültürü ile de kendisini çok etkilediğini belirten İkinci, Starbucks Coffee’nin büyürken küçük kalmayı başarabilen ender firma ve markalardan biri olmayı başardığını söylüyor ve anlatıyor:

Starbucks 1971′de kurulduğunda, Seattle’da kahve makinaları ile bunlarda kullanılan paket kahveleri satan küçük bir mağazaymış. Bu gün bildiğimiz Starbucks’ın yaratıcısı ve şu anda CEO’su olan Howard Schultz, 1983′te Starbucks ile tanışmış.

Schultz o zamanlar başka bir şirkette satış temsilcisiymiş. Bu küçük mağazanın ulaştığı yüksek satış rakamları ilgisini çekince Starbucks yetkilileriyle tanışmak için Seattle’a gitmiş. Kapıdan içeri girip kahvenin kokusunu bir kez aldığı anda bunun hayatının işi olduğunu anlamış ve Starbucks’ta çalışmaya karar vermiş. Ancak bir yıl çabaladıktan sonra orada kendini işe kabul ettirebilmiş. Ailesi ve arkadaşları bu girişime başından beri karşı çıkmış ve niçin parlak kariyerini bırakıp küçük bir mağazada satış temsilcisi olarak çalışmak istediğini anlamamış.

devamını oku…