arşiv

yazılar buna göre etiketlendi; ‘İnceleme’

Reklam Bize Sırıtan Bir Leştir!

Salı, 06 Nis 2010 1 yorum

Benetton reklamlarıyla tüm dünyanın tanıdığı, italyan asıllı sansasyonel fotoğrafçı Oliviero Toscani‘nin 1996′da yayımlanan kitabı: “Reklam Bize Sırıtan Bir Leştir“.

Oliviero Toscani

Toscani, kitap boyunca reklamı bir insanlık suçu addediyor ve yargılanması gerektiğini savunuyor. Gerekçelerini ise ikinci bölümün girişinde ve büyük harflerle şöyle sıralıyor:

  • Dev boyutlu paraları boşa harcama suçu
  • Toplumsal yararsızlık suçu
  • Yalancılık suçu
  • Akla karşı işlenmiş suç
  • Çaktırmadan inandırma suçu
  • Saçma ve boş şeylere tapındırma suçu
  • Dışlama ve ırkçılık suçu
  • Sivil barışa karşı işlenen suç
  • Dile karşı işlenen suç
  • Yaratıcılığa karşı işlenen suç
  • Yağma Suçu

devamını oku…

Reklamda Vasattan Kurtulma Yolları

Salı, 23 Mar 2010 yorum yok

Reklamverenler reklamın etkinliğini yitirdiğinden şikayetçi, reklamcılarsa yaratıcılığın kısıtlandığından.

Fatoş Karahasan

Fatoş Karahasan

Fatoş Karahasan’ın “Neden Herkes Futbol ve Reklamdan Anlar?” isimli kitabı reklamveren ve reklam ajansları arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Ardından da vasatın iktidarını yıkmak için gerekenleri 10 maddede sıralıyor:

  1. Reklamın ne işe yaradığı bilinmeli
  2. Asıl müşteriye yönelik çalışılmalı
  3. Brief aşamasında talepkar olunmalı
  4. Reklamcılığın bilim ve sanat karışımı bir disiplin olduğu unutulmamalı
  5. Ajans ödevini yapmalı
  6. Büyük fikre odaklanılmalı
  7. Reklamverenin bütçesi konusunda gerçekçi davranılmalı
  8. Yeni teknolojilerden haberdar olunmalı
  9. Güncel kalmanın yolları aranmalı
  10. İnsan kaynaklarının gücü doğru yönetilmeli

Kitap ufak boyutlarda, 120 sayfa ve bir çırpıda okunabilecek kadar akıcı. Eğer siz de Karahasan’ın engin tecrübelerinden faydalanmak istiyorsanız “bamm” yayınlarından çıkan bu kitabı mutlaka okumalısınız.

devamını oku…

İrrasyonel Tüketicinin Kararları

Pazartesi, 06 Tem 2009 6 yorum
taksoy

Temel Aksoy

Temel Aksoy‘un (Synovate Turkey, CEO & Araştırmacılar Derneği, Yönetim Kurulu Başkanı), blogunda yeralan “Markalar Zamanın Ruhunu Yansıtır” başlıklı yazısını okuduktan sonra üzerine düşünme fırsatım oldu.

Kendisi yazısında “Tüketimin temel ihtiyaç ve fonksiyonel faydadan koparak, öznel bir hal alması onu rasyonellikten uzaklaştırır.” demiş. Bu noktada Levent Erden (Euro RSCG 4D Turkey, CEO & IAB Türkiye, Yönetim Kurulu Başkanı) de aynı görüşü savunur fakat pazarlamanın önde gelen iki isminin tüketim kararına yaklaşımları işte tam da bu noktadan sonra birbirinden ayrılır.

Aksoy, yazısına “Tüketim, insanın toplum içindeki kimliğini inşa ederken kullandığı bir araçtır” diye devam ederek tüketim kararlarını yalnızca tüketicinin çevresinde yaratacağı imaj algısı faktörüne bağlamış.

lerden

Levent Erden

Ancak Erden kadınların iç çamaşırına neden çok para verdiklerini tam olarak şu cümlelerle açıklar: “Kadınlar iç çamaşırlarını başka kadınlara gösteremezler, erkeklere göstermek için olsa, bir erkek zaten oraya kadar geldikten sonra iç çamaşırıyla ilgilenmez. Sonuçta kadınlar onca parayı yalnızca kendilerini tatmin etmek için verirler.”

Yani benim anladığım Temel Aksoy “Çevre tarafından algılanılmak istenen imaj planlanarak tüketim kararları verildiğini” savunurken Levent Erden “Tüketicinin kendini nasıl hissetmek istediğini gözeterek tüketim kararı aldığını” savunur.

(Erden savına uygun olarak aklıma gelen ilk markalama örneği “L’Oréal, Ben buna değerim”)

Belki ikisi de doğru veya ikisi de yanlış… İşin aslı burda doğru ya da yanlışı aramıyorum. Amacım yalnızca iki farklı düşünceyi buluşturarak yorumu okuyuculara bırakmak…

A’dan Z’ye Pazarlama

Perşembe, 02 Tem 2009 3 yorum

Daha önce “Kotler ile Günahlarımızdan Arınalım!” başlıklı yazımda Philip Kotler‘in “10 Ölümcül Pazarlama Günahı“ (Ten Deadly Marketing Sins: Signs and Solutions) isimli kitabından bahsetmiştim. Bu kez de “A’dan Z’ye Pazarlama” (Marketing Insights from A to Z)’dan bahsetmek istiyorum.

28021000540211451

Aslı Kalem Bakkal’ın çevirisini yaptığı kitabın MediaCat yayınlarından çıkan 6. baskısını okudum. Kotler önsözde kitabın ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: “…daha önceki kitaplarımda yazdığım düşünceleri ve pasajları tekrar etmek istemedim. Yeni ve teşvik edici fikir ve perspektifleri, istendiğinde alınıp, tadılıp, sindirilip, yerine koyulabilecek bir format içinde sunmak istedim…” Tam da Kotler’in istediği gibi bir kitap olmuş.

Bu, bir oturuşta baştan sona okuyabileceğiniz kitaplardan değil. Kavramların alfabetik sıraya dizili olduğu, kılavuz kaynak niteliğinde bir eser. ”…bugün pazarlamada çok önemli olan 80 kavramın bir listesini çıkardım ve güvenilir bir işletme uygulaması için bu kavramların anlamları ile imaları üzerine düşünüp taşındım…” diyor kotler.

Eğer öğrenciyseniz harika bir kılavuz fakat eğer ortalamanın üzerinde bir pazarlama uzmanıysanız kitapta  bilmediğiniz bir kavram bulunduğunu sanmıyorum. Yine de kitaplığınızda bulunmasında fayda var. Aklınıza takılan bir kavram olursa raftan alır, bir de Kotler’e danışırsınız…

devamını oku…

Tags: , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,