
Levent Erden
AdSchool‘da yüksek lisans yapmaya başladığım dönem Santralİstanbul kampüsünün henüz yeni olan otoparkı ücretsizdi. Ben okurken otopark ücretli hale getirildi.
Elbette bu durum öğrenciler arasında büyük memnuniyetsizliğe sebep olmuştu. Herkes arabasını, pek de müsait olmayan okul çevresine park etmeye başladı.
Derslerin birinde, okulun danışma kurulunda da yer aldığı bilinen, marka yönetimi hocamız Levent Erden’e çok sayıda öğrencinin serzenişte bulunduğunu hatırlıyorum.
Otoparkın ücretli hale getirilmesi kararına kendisinin de karşı çıktığını belirten Levent Bey’in öğrencilere yanıtı şöyle olmuştu:
devamını oku…
Henüz en başında söylemeliyim: Bu başlıkta ifade edeceklerimin hepsinin kendi düşüncelerim olduğu iddiasında bulunmuyorum. İşletme ve pazarlama alanındaki kimi büyük düşünürlerden doğrudan alıntı yapılmış veya söz konusu kişiler buradaki düşünceleri doğrudan etkilemiş olabilir. Onların fikirlerini okuyarak, konferanslarına katılarak ve onlarla sohbet ederek sindirdim, özümsedim…
Bir süredir üzerine düşünmekteydim: Hemen her kategorinin zihinlerde lider markası (Coca-Cola, Vivident, Efes Pilsen…) ve en az bir tane de zorlu rakibi (Pepsi, First, Tuborg…) var. Fakat az olsa da bu durumun istisnası da var. Nedense bazı kategorilerde gerçekten fark ve marka yaratabilmiş şirketler yok. Söz gelimi soket çorap kategorisi bunlardan biri…

devamını oku…

Temel Aksoy
Temel Aksoy‘un (Synovate Turkey, CEO & Araştırmacılar Derneği, Yönetim Kurulu Başkanı), blogunda yeralan “Markalar Zamanın Ruhunu Yansıtır” başlıklı yazısını okuduktan sonra üzerine düşünme fırsatım oldu.
Kendisi yazısında “Tüketimin temel ihtiyaç ve fonksiyonel faydadan koparak, öznel bir hal alması onu rasyonellikten uzaklaştırır.” demiş. Bu noktada Levent Erden (Euro RSCG 4D Turkey, CEO & IAB Türkiye, Yönetim Kurulu Başkanı) de aynı görüşü savunur fakat pazarlamanın önde gelen iki isminin tüketim kararına yaklaşımları işte tam da bu noktadan sonra birbirinden ayrılır.
Aksoy, yazısına “Tüketim, insanın toplum içindeki kimliğini inşa ederken kullandığı bir araçtır” diye devam ederek tüketim kararlarını yalnızca tüketicinin çevresinde yaratacağı imaj algısı faktörüne bağlamış.

Levent Erden
Ancak Erden kadınların iç çamaşırına neden çok para verdiklerini tam olarak şu cümlelerle açıklar: “Kadınlar iç çamaşırlarını başka kadınlara gösteremezler, erkeklere göstermek için olsa, bir erkek zaten oraya kadar geldikten sonra iç çamaşırıyla ilgilenmez. Sonuçta kadınlar onca parayı yalnızca kendilerini tatmin etmek için verirler.”
Yani benim anladığım Temel Aksoy “Çevre tarafından algılanılmak istenen imaj planlanarak tüketim kararları verildiğini” savunurken Levent Erden “Tüketicinin kendini nasıl hissetmek istediğini gözeterek tüketim kararı aldığını” savunur.
(Erden savına uygun olarak aklıma gelen ilk markalama örneği “L’Oréal, Ben buna değerim”)
Belki ikisi de doğru veya ikisi de yanlış… İşin aslı burda doğru ya da yanlışı aramıyorum. Amacım yalnızca iki farklı düşünceyi buluşturarak yorumu okuyuculara bırakmak…
Daha önce “Kotler ile Günahlarımızdan Arınalım!” başlıklı yazımda Philip Kotler‘in “10 Ölümcül Pazarlama Günahı“ (Ten Deadly Marketing Sins: Signs and Solutions) isimli kitabından bahsetmiştim. Bu kez de “A’dan Z’ye Pazarlama” (Marketing Insights from A to Z)’dan bahsetmek istiyorum.

Aslı Kalem Bakkal’ın çevirisini yaptığı kitabın MediaCat yayınlarından çıkan 6. baskısını okudum. Kotler önsözde kitabın ortaya çıkışını şöyle anlatıyor: “…daha önceki kitaplarımda yazdığım düşünceleri ve pasajları tekrar etmek istemedim. Yeni ve teşvik edici fikir ve perspektifleri, istendiğinde alınıp, tadılıp, sindirilip, yerine koyulabilecek bir format içinde sunmak istedim…” Tam da Kotler’in istediği gibi bir kitap olmuş.
Bu, bir oturuşta baştan sona okuyabileceğiniz kitaplardan değil. Kavramların alfabetik sıraya dizili olduğu, kılavuz kaynak niteliğinde bir eser. ”…bugün pazarlamada çok önemli olan 80 kavramın bir listesini çıkardım ve güvenilir bir işletme uygulaması için bu kavramların anlamları ile imaları üzerine düşünüp taşındım…” diyor kotler.
Eğer öğrenciyseniz harika bir kılavuz fakat eğer ortalamanın üzerinde bir pazarlama uzmanıysanız kitapta bilmediğiniz bir kavram bulunduğunu sanmıyorum. Yine de kitaplığınızda bulunmasında fayda var. Aklınıza takılan bir kavram olursa raftan alır, bir de Kotler’e danışırsınız…
devamını oku…
Tags: Ağızdan Ağıza Pazarlama, Amaçlar ve Hedefler, Bağlılık, Başarı ve Başarısızlık, Bilgi ve Analitik, Büyüme Stratejileri, Çalışanlar, Dağıtım ve Kanalları, Danışmanlar, Değer, Değişim, Deneyim Pazarlaması, Dışarıdan Hizmet Alma, Durgunluk Döneminde Pazarlama, Farklılaştırma, Finansal Pazarlama, Fırsat, Fiyat, Garantiler, Girişimcilik, Halkla İlişkiler, Hedef Pazarlar, Hizmet, İletişim ve Promosyon, İlişkisel Pazarlama, İmaj ve Duygusal Pazarlama, İnceleme, İnternet ve E-Ticaret, İşletmelere Yönelik Pazarlama, Kalite, Karlar, Kitap, Konumlandırma, Kotler, Kurumsal Markalama, Liderlik, Markalar, Mecralar, Misyon, Müşteri ilişkileri Yönetimi (CRM), Müşteri Memnuniyeti, Müşteri Yönelimi, Müşteriler, Müşterinin Gereksinimleri, Odaklanma ve Gedik Doldurma, Organizasyon, Pazarlama, Pazarlama Araştırması, Pazarlama Departmanı Arayüzleri, Pazarlama Etiği, Pazarlama Fikrindeki ve Uygulamasındaki Trendler, Pazarlama Karması, Pazarlama Planları, Pazarlama Rolleri ve Becerileri, Pazarlama Varlıkları ve Kaynakları, Pazarlar, Perakendeciler ve Satıcılar, Performans Ölçümü, Philip Kotler, Posta, Rakipler, Rekabet Avantajı, Reklam, Satış Gücü, Satış Promosyonu, Satış Yapmak, Segmentasyon, Şirketler, Soyut Varlıklar, Sponsorluk, Strateji, Tahminde Bulunma ve Gelecek, Tasarım, Tedarikçiler, Teknoloji, Telepazarlama ve Çağrı Merkezleri, Uluslararası Pazarlama, Ürünler, Uygulama ve Denetim, Veri Tabanlı Pazarlama, Yaratıcılık, Yaratıcılık Teknikleri, Yeni Ürün Geliştirme, Yenilik, Yönetim, Zevk
Sosyal Ağlar