Pazarlamanın üstatlarından Jack Trout ile Al Ries‘ın yaklaşık 20 yıl önce beraber kaleme aldığı “Pazarlama Savaşı || Marketing Warfare” kitabını henüz bitirdim.

Yazarlar kitapta sözünü ettikleri stratejilerin bu gün hala geçerliliğini koruduğu görüşünde olduklarından kitabın “2000′li yıllar için gözden geçirilmiş yeni baskı”sını (20th Anniversary Edition: Author’s Annotated Edition) yayımlamışlar.
O günün şartlarında verilen örnekler değiştirilmediğinden metiyeler düzülen şirketlerin büyük bir çoğunluğu bu gün artık gözden düşen şirketler. Ancak yeni baskıda, eskisinden farklı olarak sol sayfanın solunda ve sağ sayfanın sağında birer sütun var. Yazarlar bu sütunlara düştüğü kısa notlarla, daha önce anlatılanlara bu günün gözüyle yorumlar getirmiş.
Kitap temel olarak 4 farklı pazarlama stratejisi öneriyor:
- Pazar lideri için Savunma Savaşı
- İki numara şirketler için Sakdırı Savaşı
- Küçük şirketler için Kanat Savaşı
- Yerel veya bölgesel şirketler için Gerilla Savaşı
Sonrasında 4 vaka incelemesi yapıyor:
- Kola Savaşları
- Bira Savaşları
- Hamburger Savaşları
- Bilgisayar Savaşları
…ve bir pazarlama generalinin sahip olması gereken vasıflarla bitiyor.
Daha önceki baskıları okumamış ve temel pazarlama bilgisini bir adım ileri götürmek isteyecek okurlar için iyi bir seçim olabilir.
devamını oku…
Tags: Al Ries, İnceleme, Jack Trout, Kitap, Konumlandırma, Marka, Markalaşma, Pazarlama, Pazarlama Savaşı, Savaş, Strateji
Starbucks Coffee‘nin Türkiye lisansörü (Shaya Holding girişimi) Shaya Kahve A.Ş.’de 2006′dan bu yana genel müdürlük görevini sürdüren Can İkinci, geçtiğimiz aylarda Bilgi Üniversitesi’nde konuğumuz olmuştu. Kendisiyle Starbucks Coffee‘nin vizyonu, misyonu ve Türkiye operasyonları hakkında söyleştik.

Can İkinci
Her fırsatta Starbucks Coffee’nin kahve kültürünün yanı sıra, çalışma ve hizmet kültürü ile de kendisini çok etkilediğini belirten İkinci, Starbucks Coffee’nin büyürken küçük kalmayı başarabilen ender firma ve markalardan biri olmayı başardığını söylüyor ve anlatıyor:
Starbucks 1971′de kurulduğunda, Seattle’da kahve makinaları ile bunlarda kullanılan paket kahveleri satan küçük bir mağazaymış. Bu gün bildiğimiz Starbucks’ın yaratıcısı ve şu anda CEO’su olan Howard Schultz, 1983′te Starbucks ile tanışmış.
Schultz o zamanlar başka bir şirkette satış temsilcisiymiş. Bu küçük mağazanın ulaştığı yüksek satış rakamları ilgisini çekince Starbucks yetkilileriyle tanışmak için Seattle’a gitmiş. Kapıdan içeri girip kahvenin kokusunu bir kez aldığı anda bunun hayatının işi olduğunu anlamış ve Starbucks’ta çalışmaya karar vermiş. Ancak bir yıl çabaladıktan sonra orada kendini işe kabul ettirebilmiş. Ailesi ve arkadaşları bu girişime başından beri karşı çıkmış ve niçin parlak kariyerini bırakıp küçük bir mağazada satış temsilcisi olarak çalışmak istediğini anlamamış.
devamını oku…
Tags: Can İkinci, Genel Müdür, İş Yönetimi, Kafe, Kahve, Marka, Pazarlama, Sosyal Sorumluluk, Söyleşi, Starbucks, Starbucks Coffee

Philip Kotler
Lütfi Kırdar Kongre Sarayı’nda düzenlenen “Pazarlamada Yeni Yönelimler Konferansı”na (25 Ekim 2004) konuşmacı olarak katılan Philip Kotler, pazarlamanın değişen ve değişmeyen gerçeklerine vurgu yapmıştı.
Kotler’e göre şirketlerin artık yalnızca yaratıcılık ve pazarlama ile ilgilenmesi gerekiyordu. Ayrıca Kotler, eski pazarlama anlayışını değiştirmeyen kuruluşların bir süre sonra küçülüp yok olacaklarını da iddia ediyordu.
O konferansı bir kez daha hatırlayalım; değişenler neymiş:
.
.
.
.
.
devamını oku…

Henüz genç bir gazeteci olan Naomi Klein, genç yaşta dedesinin verdiği öğütten çok etkilenmiş ve hep kulağına küpe etmiş: “Parıltının arkasında daima pislik ara!”. Küreselleşme karşıtı öğrenci hareketleri ilgisini çekmeye başladığında, dedesinin öğüdünden hareketle büyük ve parıltılı markaların arkasındaki pislikleri (şirketleri) incelemeye almış.
Neticede kuramsal bir kitap olmasa da “No Logo” ile çokuluslu şirketler, markanın oluşum tarihi ve şirketlerin gerçek yüzü hakkında bilgi kaynağı niteliğinde başarılı bir araştırmacı gazetecilik örneği ortaya koymuş. Ayrıca küreselleşmeye küresel bir hareketle karşı çıkmış.
Kendisi de “No Logo” ile markalanmış ve onunla anılmaya başlanmış. İstem dışı da olsa bunun gerçekleşeceğinin farkında olduğunu kitabında belirtmiş fakat asıl ironiyi yaratan kitabın üzerinde yer alan “Uluslararası Bestseller” ifadesi olmuş.
devamını oku…
Sosyal Ağlar